Sabit Doğan info@dirensanat.com

Diren Sanat olarak bu yıl 9.cusu düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza film festivalini çok önemsiyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yılda adalet temalı filmlerin gösterileceği bu özgün festivali yakından takip edeceğiz. En güncel gelişmeleri sizlerle birlikte paylaşacağız. Röportajlar ve haberler vermekle birlikte özellikle kısa film yarışmasında birinci olan filme de medya sponsorluk desteği vereceğiz. Söz konusu eserin daha geniş kitlelere ulaşması için elimizden gelen yayın desteğini sunmak bizleri mutlu kılar.

       Dünyanın farklı köşelerinde adalet konularının işlendiği ve ülkemizde daha önceden hiç yayınlanmamış filmlerin getirtilip ve bunu bir hukuk konferansı ile bütünleştiren bir festivale herkesin katılmasını istiyoruz. Böylece çok farklı kültürlere ve yaşamlara sahip ülkelerde adalete nasıl bakıldığını da görmüş oluruz. Bizim ülkemizinde bu adalet olgusunun neresinde olduğunu tecrübe etmemiz açısından da önemli buluyorum.

Kısa film projelerinde finale kalanlar

9. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali “Ulusal Altın Terazi Kısa Film Projesi Yarışması” ön elemeleri tamamlandı. Finale kalan on proje festival sırasında sunum yapacak ve jürinin birinci seçtiği projeden çekilecek kısa film 10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde gösterilecek.
Birinciye medya desteği 
Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali adalet temalı kısa filmlerin çekilmesini desteklemek amacı ile kısa film proje yarışması düzenlendi. Elemeler 9. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali kapsamında gerçekleştiriliyor. Yarışmaya katılıp ödül kazanan senaryonun 10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali sırasında gösterimi amaçlanıyor. Ayrıca Altın Terazi ödülü kazanan projeye filme alındıktan sonra Diren Sanat Medya tarafından medya sponsorluğu sunulacak.
Finale kalan kısa film projeleri
“Ulusal Altın Terazi Kısa Film Projesi Yarışması” ön elemelerine göre finale kalan kısa film projeleri ve yönetmenleri; “Bir Masalın Gerçek Hikayesi” Kartal Can Ermiş, “Dokuz Taş” Ferhan Gökçek Kutluer, “Fındık” Enes Yıldız, “Hala Benden Büyük Müsün?” Aslı Şahin, “Her Yer Gökkuşağı” Kader Yılmaz, “İtham” Melih Bilici, “Kabus” Murat Eroğlu, “Peripetia” Merve Gezen, “Sifon” Murat Şeker ve “Teşhis” Vahap Dabakoğlu olarak belirlendi.
PAYLAŞIM
Önceki İçerik“DALLAR YEŞİL OLMALI (OKUMA TİYATROSU) / TATAVLA TİYATRO”
Sonraki İçerikTÜRKİYE’NİN EN GENÇ CAZ PİYANİSTİ: HAKAN BAŞAR
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan