18. Mersin Klasik Müzik Festivali yediden Yetmişe herkesi çemberine kattı
  1. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin Ardından Sanat Etkinlikleri Derneği’nin düzenlediği 18. Mersin Uluslararası Müzik Festivali, 02 Mayıs’ta gerçekleştirdiği görkemli bir kapanış konseriyle sona erdi. Can Atilla ve Elif Gökalp’in sahne aldığı konser, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde yer aldı.

 

Dönem başkanlığını Selma Yağcı’nın, Sanat Yönetmenliği’ni Erdoğan Şanal’ın, Sanat Danışma Kurulu üyeliklerini ise Prof. Rengim Gökmen, Prof. Dr. Cihat Aşkın, İbrahim Yazıcı’nın ve Remzi Buharalı’nın yaptığı 18. Mersin Uluslararası Müzik Festivali, 22 gün süren müzik şöleninin ardından perdelerini kapattı. 10 Nisan-02 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Festival, 8’i ücretsiz toplam 17 etkinlikte 18 bin seyirciyi dünyanın farklı yerlerinden gelen usta sanatçı ve müzik topluluklarıyla buluşturdu.

Konserler ve Solist Sanatçılar

Kimler Bulundu?

Birçok farklı ülkelerden birbirinden kıymetli sanatçı misafirlerimizi ağırladık.Lübnan, Hollanda, Azerbaycan, Avusturya ve Gürcistan’dan önemli solist ve müzik topluluklarını Mersin’e taşıyan Festival, farklı tarih ve mekanlarda şu sanatçılar ve müzik topluluklarına yer verdi: Prof. Rengim Gökmen yönetiminde dünyaca ünlü piyanistler Güher-Süher Pekinel Kardeşler ve Teyfik Rodos, Dolapdere Big Gang, Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler, Caz Faslı ile Hakan Ali Toker ve Orkestrası, Kanun Namına Project ile Hanine Al Alam ve Ahmet Baran, Ruysdael Quartet, Zakkum, Çınare Melikzade, Accio Piyano Trio, Quartet Mapa, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Bandosu, Batumi Devlet Müzik Merkezi Korosu, Massiva ile Can Atilla ve Elif Gökalp.

SAMSUNG CSC

Konserler Mersin’in birçok tarihi ve kültürel yerlerinde yapıldı. Halktan büyük ilgi gördü. halkın içine karışan  halkla birlikte elele verilen bir konser oldu. Öyle ki insanlarımız birçok tarihi mekanı konserlerle birlikte keşfedebildi diyebilirim.

Konser ve etkinlikler, Mersin Kültür Merkezi, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi, Mersin Üni. Nevit Kodallı Konser Salonu, Tarsus St. Paul Müzesi, Mezitli Belediyesi Amfi Tiyatrosu, Toroslar Belediyesi Amfi Tiyatrosu, Forum AVM Sanatçılar Meydanı ve Mersin Latin Katolik Kisesi’nde yer aldı.

Korolar Şenliği, Beste Yarışması ve Festival Ödülleri

26, 27, 28 Nisan tarihlerinde Festival kapsamında gerçekleştirilen 20. Nevit Kodallı Polifonik Korolar Şenliği, 1800 koristi Mersin’de misafir ederek sanatseverlere müzik dolu günler yaşattı. Mersin Kültür Merkezi’nin yanı sıra ikinci gün Forum AVM’de ve son gün Mersin Üni. Yenişehir Kampüsü’nde ücretsiz olarak yer alan Şenlik, düzenlediği çalıştay ve konserlerde 7400 sanatseveri Türkiye’nin dört bir yanından gelen korolarla buluşturdu.

Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen korolarla farklı renklerin birleştirildiği bir festival oldu. adeta kültürlerin kaynaştığı bir geçit şöleni gibiydi.

 

  1. Beste Yarışması: Yine festival kapsamında gerçekleştirilen bir diğer önemli etkinlik de 9. Beste Yarışması olmuştur. Bu yıl Soli Pompeiopolis Antik Kenti’ne ithafen “Mersin, Soli Pompeiopolis’in Gün Doğuşuna Ezgi Arıyor” sloganıyla piyano, keman, viyola, viyolonsel dörtlüsü formunda düzenlenen yarışmanın final konseri 15 Nisan 2019 Pazartesi saat: 20.00’de Mersin Latin Katolik Kilisesi’nde yer aldı. Dinleyici oylarının belirleyici olduğu Yarışmada, SNDJF rumuzlu eseriyle Sonat Mutver birincilik ödülüne, Kestane rumuzlu eseriyle Aleksandra Nadin Bolşen ikincilik ödülüne, üçüncülük ödülü ise BGMSN rumuzlu eseriyle yine Sonat Mutver ve Sütun rumuzlu eseriyle Akın Kilis’e paylaştırıldı.

 

   2019 Festival Ödülleri: 2019 Festival Sanat Ödülü, çeyrek asırdır sunduğu sanat hizmetiyle Mersin’e paha biçilmez değerler kazandıran Mersin Devlet Opera ve Balesi’ne verilirken diğer ödüller ise şöyle dağıtıldı; Festival Kent Ödülü: Başta çocuk koroları olmak üzere pek çok çocuğun hayatına müzik eğitimiyle dokunan, bunların arasında sayısız çocuğu konservatuvarlara kazandırarak kültürel mirasımızı zenginleştiren Reyhan Bezdüz’e, Nevit Kodallı Genç Yetenek Ödülü ise aldıkları ulusal ve uluslararası başarılarla ülkemizi ve kentimizi yurtdışında başarıyla temsil eden Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencileri, Sofiko Tchuburidze, İdil Olgar ve Yahya Azimoğlu, olmak üzere üç kişiye paylaştırıldı.

 

Festivale Hayat Verenler

 

2002 yılında kurulan Mersin Uluslararası Müzik Festivali, 2007’de Avrupa Festivaller Birliği’ne (EFA) üye olmuş böylece Türkiye’de gerçekleştirilen uluslararası müzik festivalleri arasına girerek Mersin’in adını sanat etkinlikleriyle dünyaya duyurmuştur. Bu başarıda pay sahipleri; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, başta olmakla birlikte, Akdeniz Belediyesi, Toroslar Belediyesi, Yenişehir Belediyesi, Mezitli Belediyesi, Tarsus Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Mersin Deniz Ticaret Odası, Tarsus Sanayi ve Ticaret Odası, Mersin Ticaret Borsası, olmuştur.

 

Ayrıca festivale desteklerini esirgemeyen diğer kurumlar ise şunlardır; Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanlığı, Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü, Hollanda Ankara Büyükelçiliği, Avusturya İstanbul Konsolosluğu, MESİAD, Opet, MIP, Mersin HiltonSa, Mersin Forum AVM, Gradi Reklam, Hanımefendi Giyim, Sertel Tools, Pozcu Organik, Derya Otomotiv, Gökşenler, İçel Sanat Kulübü, Mersin Polifonik Korolar Derneği, Mersin Liseliler Derneği.

 

Mersin Uluslararası Müzik Festivali Yürütme Kurulu Başkanı Selma Yağcı yaptığı açıklamada; “18. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ni 10 Nisan-02 Mayıs 2019 tarihleri arasında halkımızla buluşturmanın mutluluğu içindeyiz. Sizlerle birlikte, kentimizden başlayarak tüm ülkemizi güzelleştiriyoruz. Festivalimize hayat veren sponsorlarımıza Mersinliler adına teşekkürlerimi sunarken salonlarımızı dolduran halkımızı yürekten alkışlıyorum. Nice festivallerde buluşmak üzere müzikle kalın, sevgiyle kalın”, dedi.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikTürk Rus Klasik Müzik Festivali Başlıyor
Sonraki İçerikDans Pulchérie 10 – 11 Mayıs’ta!
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan