Türkiye sinemasının auteur’lerinden Yeşim Ustaoğlu, tüm filmleriyle Şubat ayında İstanbul Modern Sinema’nın “Yönetmenlerle Buluşma” serisine konuk oluyor. Ustaoğlu’nun ilk kısa filmi “Bir Anı Yakalamak”ın da aralarında olduğu 10 filmin yer aldığı programda, 20 yıl sonra perdede yeniden izleme fırsatı yakalayacağımız “Güneşe Yolculuk” da yenilenmiş kopyasıyla gösterilecek.

Yeşim Ustaoğlu sineması İstanbul Modern’de!

 

Türkiye sinemasının auteur’lerinden Yeşim Ustaoğlu, tüm filmleriyle Şubat ayında İstanbul Modern Sinema’nın “Yönetmenlerle Buluşma” serisine konuk oluyor. Ustaoğlu’nun ilk kısa filmi “Bir Anı Yakalamak”ın da aralarında olduğu 10 filmin yer aldığı programda, 20 yıl sonra perdede yeniden izleme fırsatı yakalayacağımız “Güneşe Yolculuk” da yenilenmiş kopyasıyla gösterilecek.

 

Türkiye sinemasının auteur’lerinden Yeşim Ustaoğlu’nun tüm filmleri Şubat’ta İstanbul Modern Sinema’da sinemaseverlerle buluşuyor. Yeşim Ustaoğlu’nun altı uzun metrajı ve dört kısa filminin gösterileceği “Yönetmenlerle Buluşma 6: Yeşim Ustaoğlu” programı, 14-28 Şubat tarihleri arasında İstanbul Modern’de gösterilecek.

“Güneşe Yolculuk” 20. yılında!

Uzun versiyonuyla “Sırtlarındaki Hayat” (2004) ve “Araf” filminin kamera arkasını takip eden “Dumanlı Kentin Puslu Çocukları” (2012) belgeselleri ilk kez seyirciyle buluşurken, programın bir diğer heyecan verici filmi de, 20 yıl sonra perdede yeniden ve yenilenmiş kopyasıyla gösterilecek “Güneşe Yolculuk” (1999) olacak. Ustaoğlu’na Berlin Film Festivali’nde En İyi Avrupa Filmi Ödülü ve Barış Ödülü, İstanbul Film Festivali’nde de En İyi Film, En İyi Yönetmen, FIPRESCI Ödülü ve Seyirci Ödülü’nü kazandırmış film, 20. yılına özel yenilenmiş kopyasıyla, İstanbul Modern Sinema’da gösterilecek.

“Bir Anı Yakalamak”tan “Tereddüt”e

Ustaoğlu’nun yönettiği ve aynı zamanda Ara Güler ile başrolünü oynadığı ilk kısası “Bir Anı Yakalamak”ın (1984) yanı sıraMagnafantagna(1987), “Düet” (1990), “Otel” (1992) adlı kısalarının da yer aldığı programda ayrıca; ilk uzun metrajlı filmi de olan ve İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film seçilen “İz” (1994), Haifa’da En İyi Film seçilmiş “Bulutları Beklerken” (2004), San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu başta olmak üzere ulusal ve uluslararası pek çok festivalden ödül alan Pandora’nın Kutusu” (2008), Abu Dhabi, Split Mediterranean film festivallerinde “En İyi Film”, Moskova, Tokyo, Pune festivallerinden de “En İyi Kadın Oyuncu” dallarında ödülleri toplamış Araf” ve Antalya Film Festivali’nde uluslararası yarışmada En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Müzik dallarında ödüller toplamış, ulusal ve uluslararası bir çok festivalde de pek çok ödül kazanmış son filmi Tereddüt” de gösterilecek.

 

Gösterimlerin ardından düzenlenecek söyleşilere film ekibi de katılırken, Yeşim Ustaoğlu programın son günü (28 Şubat) gerçekleşecek söyleşide, sinema yazarı Müge Turan’ın sorularını yanıtlayacak.

İstanbul Modern – Yönetmenlerle Buluşma 6: Yeşim Ustaoğlu

14-28 Şubat 2019 / İstanbul Modern

Program ve ayrıntılı bilgi için lütfen buraya tıklayınız.

Adres: Asmalımescit Mahallesi, Meşrutiyet Caddesi No:99, 34430 Beyoğlu/İstanbul

 

instagram/yesimustaogluofficial

facebook/yesimustaogluofficial

PAYLAŞIM
Önceki İçerik61. GRAMMY ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU!
Sonraki İçerik47. İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ (11-30 Haziran)
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan