Etkileyiciliği ile seyircilerin hafızalarında yer eden ve ‘En’ler listesinin değişmezlerinden  “ Esaretin Bedeli”  bu kez  15 Aralık’ta tiyatro sahnesinde seyirci karşısına çıktı.  Sadri Alışık& Çolpan İlhan Tiyatrosu tarafından  ilk kez tiyatroya uyarlanan oyunun yönetmeni Şakir Gürzumar.

Kerem Alışık, Kaan Taşener ve İştar Gökseven’in başrollerini paylaştığı oyunun ilk gecesi tiyatro dünyasının ünlü isimlerini buluşturdu. Seyirci koltukları bu kez tiyatrocularla doluydu.  Hakan Meriçliler, Hatice Aslan, Devrim Nas, Hatice Şendil & Burak Sağyaşar, Deniz Uğur, Hilal Altınbilek, Yıldız Kültür, Gamze & Nedim Keçeli, Selen & Engin Keçeli  “Esaretin Bedeli”inin seyircileri arasındaydı.

Esaretin Bedeli; hayat, dostluk, arkadaşlık, azim ve adalet gibi konuları ele alarak milyonlarca insanın hafızasında yer edindi. Bir mahkumun ümitlerini diri tutarak yıllar süren mücadelesine yer veriyor. Andy Dufresne masum olduğunu iddia etmesine rağmen, karısını ve sevgilisini öldürmesi nedeniyle iki kez müebbet hapis cezasına çarptırılır ve Shawshank hapishanesine kapatılır. Burada uzun yıllarını hapishanede geçirmiş eski bir mahkûm olan Red ile aralarında güçlü bir dostluk kurulur. Red, Andy’nin hapishane şartlarına çabucak pes edeceğini düşünse de, Andy bu konuda çok dirençlidir. Shawshank’deki dayak, işkence, tecavüz ve her türlü acıya karşı hayata bağlı ve her zaman umutludur. Bu durumuyla etrafındaki mahkûmları da etkileyen Andy, onları parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy Dufresne, hayatta sabrın, bilginin, zekânın ve umudun tüm zorlukların üstesinden gelinmesine yardımcı olacağının kanıtı haline gelmiştir….

Esaretin Bedeli (The Shawshank Redemption) Filmi Neden Bu kadar İlgi Gördü? 

Film ilk kez sinemada seyircisi ile buluştuğunda masrafını karşılayıp karşılamayacağı bile bilinemezken bir anda tüm zamanların en iyi filmleri arasına girdi. Birçok film eleştirmeni en iyi yüz film arasına girmesine şaşırdı. Sakin ve gittikçe insanı içine alan hapishane ortamının anlatıldığı film bir anda Godfather ve Starwars’ların önüne geçmeye başladı. İzleyenlerin çoğu filmin bu kadar kalıcı olup olmayacağından emin değildi. Film birçok suçları işlemiş, uyuşturucu, cinayet gibi müebbet veya uzun süreli hapse mahkum edilen insanların ümitsiz hikayelerine ümit olduğu için mi yoksa İncil’den yapmış olduğu alıntılar insanlara yaşamlarında başka kapılar açtığı için miydi? Filmin başrol oyuncusu Tim Robins ‘Esaretin Bedeli’ için şunları söylüyor: “Bu hapiste olanların dışarı çıkma ümidi üzerine bir film. Ama evrensel dünyada insanlar işlerinde, ailelerinde, sosyal çevrelerinde birer mahkumdurlar. Tüm insanlar aslında ömür boyu hapse mahkum edilmiş gibidir. Bundan dolayı film halen film sitelerinin en çok izlenen filmleri arasına giriyor. Andy Dufresne hapishaneden kendi özgür dünyasına kaçıyor. Peki normal insanlar hayatlarında nereye kaçabilirler…”

   Esaretin Bedeli’nin 1995 yılında 7 dalda Oscar’a aday olmasına rağmen hiç ödül alamaması dikkat çekici bir durum. Orijinal adı The Shawshank Redemption olan filmde hiç kadın karakterin yer almadığı için o zamanda Hollywood sinema eleştirmenleri tarafından pek onaylanmadığı da iddiaların arasında. O yıllardaki hasılatı 35 milyon doları geçmedi. Kaldı ki milyonlarca dolar hasılatı olan nice filmler geldi geçti. sinemada hapishane ortamını ve sadece erkeklerin olduğu bir film seyirciye itici gelirken evlerinde izleyenler için ise oldukça çekici geldi. İnsanlar evlerinin konforunda filmi komşularına ve yakınlarına önerdiler. O zamanın  kasetçileriyle konuştuğumuzda gelen müşterilerin hepsi birilerinin tavsiyesi üzerine almaya geldiklerini söylediler.

 

 

KÜNYE:

Yazan: Stephen King
Uyarlayan: Owen O’neıll & Dave Johns
Yöneten: Şakir Gürzumar
Çeviri: Nazlı Gözde Yolcu
Dekor: Tayfun Çebi
Kostüm: Dilek Kaplan
Işık: Yakup Çartık
Müzik: Orhan Enes Kuzu
Hareket Düzeni: Alparslan Karaduman
Dramaturg: Gökhan Erarslan
Yardımcı Yönetmen: Yiğit Pakmen
Fotoğraf: Levent Özdemir 

Afiş: Murat Haberdar
Asistan: Tülay Öztürk, Çisil Ertürk


Oyuncular:

Kerem Alışık -RED

Kaan Taşaner – ANDY DUFRESNE

İştar Gökseven – MÜDÜR STAMMAS

Fuat Onan – BROOKSIE

Erhan Alpay – BRYAN HADLEY

Hasan Erdem  – DAWKINS

Yiğit Pakmen -TOMMY

Mert Doğan – ROOSTER

Murat Yılmaz – BOGS

Umut Avcı – HEYWOOD

Şahin Adıgüzel – FLOYD

Cem Hamzaoğulları – MAHKUM

Burak Can Aras – RICO

Mesut Tozkoparan – MERT ENTWISTLE

Serkan Beşiroğlu – GARDİYAN

Hafız Sengir- MAHKUM

Ferdi Taşkın – MAHKUM

Furkan Çalışal – MAHKUM

Can Mürsel Yavuz – GARDİYAN

Onur Uslu – MAHKUM

Kaan Mert Öngöz – GARDİYAN

Baykal Güven – GARDİYAN

Enis Kaplanoğlu – MAHKUM

Ali Keçeli – MAHKUM

Oyun Programı:

TARİH SALON SAAT
22 Aralık 2018 Cumartesi ZORLU PSM 20:30
25 Aralık 2018 Salı SABANCI UNİVERSİTESİ 20:00
5 Ocak 2019 Cumartesi ZORLU PSM 20:30
15 Ocak 2019 Salı CKM 20:30
23 Ocak 2019 Çarşamba UNİQ 20:30
5 Şubat 2019 Salı UNİQ 20:30
PAYLAŞIM
Önceki İçerikŞanlıurfa Tiyatrosunun ’72. Koğuş’u Diyarbakır’da
Sonraki İçerikUluslararası Dostluk Kısa Film Festivali Ödülleri Verildi
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan