Geçtiğimiz hafta vizyona  giren ‘Aşk Bu mu?’ filminin özel oyunculu gösterimi İstMarina AVM’de yapılarak seyircinin tepkisi ölçüldü. Afra Saraçoğlu’nun katılamadığı filmi, başrol oyuncuları Kubilay Aka, Sadi Celil Cengiz ve Cemil Şahin ile gerçekleşen gösterime sinemaseverler ilgi gösterdi.

Senaryosunu  Cüneyt İnan’ın yazdığı Yönetmenliğini Ömer Uğur’un yaptığı film Sinemalar sitesinde 4.8/10 puan aldı. Son zamanlarda Kültür sanat ve eğlence mekanı olarak adını duyduğumuz   İstMarina AVM’de artık filmlerin özel gösterimi de yer alıyor. Böylece sinema  tadını tatil havasında almak mümkün.  15 Aralık 2018 tarihinde vizyona giren  filmin başrol oyuncuları Kubilay Aka, Sadi Celil Cengiz ve Cemil Şahin’in katılımıyla bu özel gösterime katıldı.  Filmi sinemaseverlerle birlikte İstMarina’nın son teknoloji vip salonlarında izleyen oyuncular, hiç şüphesiz oyuncudan aldıkları dönüşten memnun kaldılar.

 

Afra Saraçoğlu Türkiye’de Herkesin Adımı Bilmesi Başarılı olmak demek değildir

Başrol oyuncularından Afra Saraçoğlu daha önceden filmdeki oyunculuğu hakkında NTV’de kendisine yöneltilen bir soru üzerine: “Günlük hayatımda çok plan yapmam. Günümü, anımı yaşamayı çok severim. Eğer plan yaparsam ve olmazsa sinirlenir ya da üzülürüm. Kariyer anlamında ise hedeflerimi hep çok yüksek tutuyorum. Zaten disiplin ve başarı, birbirine bağlıdır. Her işimin bir öncekinden daha iyi olması için uğraşıyorum. Hep daha iyi olmak, hedeflediğim ilk şey. Türkiye’deki herkesin adımı biliyor olması benim için başarı demek değil. Başarı, şimdilerde yaptığım küçük yardımların daha büyük hale gelmesi.

Oyunculuk için okulunu ve hobilerini yarıda bırakan ‘İkinci Bir Şans’, ‘İyi Oyun’ gibi filmlerin gözde oyuncusu Afra Saraçoğlu son olarak ‘Fazilet Hanım ve Kızları’ dizisiyle de yoğun ilgi odağı haline gelmişti. sahip olduğu güzelliğin onun başarısı için yeterli olmadığını da belirten oyuncu:-” Güzellik tek başına bir şey ifade etmiyor, yani yetmez. Bütün olarak bakmalı. İşini, yeteneğinle, motivasyon ve disiplininle yaparsan, o zaman avantaj olur. İlerleyen yaşlarda anneyi, anneanneyi canlandıracağım. Onun için de başka şeylerin konuşulması gerekiyor.Bu kadar genç bir isim olarak, sizi ön plana çıkaran özellikler neler?

Afra Saraçoğlu: Ben Ekipçiyim

– Ben her şeyden önce çok çalışıyorum. Her projemde en iyi halimle olmaya çalışıyorum. İşimde çok disiplinliyimdir. Belki de bu disiplin, işe olan inancım, güvencim ve çok çalışmam… Bunu da çalıştığım ekipler görüyordur. Ben ekipçiyim, her şeyin bir bütün olduğuna inanıyorum. Eğer ekibe saygı gösteriyorsan ve onların saygısını kazanıyorsan, ekran önünde de saygı gösterilen biri oluyorsun diye düşünüyorum. Bu benim için çok önemli. İşimi çok seviyorum.

İMKANSIZ AŞKI KONU ALIYOR

‘Aşk Bu mu?’ filmi, hayatı boyunca mücadele etmek durumunda kalan bir genç erkek ile belli sıkıntılardan uzak hayat süren genç bir kadının hikayesini anlatıyor. Salih Kalyon, Şerif Erol, Tanju Tuncer, Sadi Celil Cengiz ve Evrim Doğan’ın da rol aldığı filmin yönetmenliğini Ömer Uğur yaptı. Senaryosu ise Cüneyt İnay’a ait yapımın müzikleri Yıldıray Gürgen imzası taşıyor.

Aşk Bu mu? Fragman

PAYLAŞIM
Önceki İçerikZehra İpşiroğlu: TV Dizilerinde Oyunculuk
Sonraki İçerikŞanlıurfa Tiyatrosunun ’72. Koğuş’u Diyarbakır’da
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan