Kültürel hayata eşit katılımın yaygınlaşması amacıyla hayata geçen ve bu yıl altıncısı düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali’nin Engelsiz Yarışma bölümünde yarışan filmlerin ödülleri, 20 Ekim Cumartesi günü Goethe-Institut Ankara’da gerçekleşen Ödül Töreni’nde sahiplerini buldu.

Sunuculuğunu gazeteci-yazar Sevim Gözay’ın üstlendiği Ödül Töreni’ne programda yer alan film ekipleri, festival destekçileri, Klappe AUF! Kısa Film Festivali temsilcilerinin yanı sıra birçok davetli isim ve basın mensubu katıldı.

Sesli betimleme ve işaret dili çevirisiyle gerçekleşen törende ilk olarak 3 farklı şehirde sinemaseverlerle buluşan Festival’in altıncı yılında neler yaşandığına dair tanıtım filmi izlendi. Tören, oyuncu Nursel Köse, yönetmen Ramin Matin ve sinema yazarı Murat Özer ile seyircinin belirlediği Engelsiz Yarışma ödüllerinin açıklanmasıyla devam etti.

Seyirci Özel Ödülü: İşe Yarar Bir Şey

Törende Engelsiz Yarışma Ödülü’nün ilk sahibi 696 izleyici oyu ile Seyirci Özel Ödülü’ne layık görülen, yönetmenliğini Pelin Esmer’İn üstlendiği “İşe Yarar Birşey” filmi oldu. Festivalin yakın takipçilerinden Esra Güleç’in takdim ettiği ödülü Pelin Esmer adına, filmin senaryo yazım sürecine de tanıklık eden İrfan Altıntaş aldı. Altıntaş teşekkür konuşmasında, Seyirci Özel Ödülü’nün filmin senaristleri Pelin Esmer ve Barış Bıçakçı için özel bir anlam ifade ettiğini dile getirerek seyirciye teşekkürlerini iletti.

En İyi Senaryo Ödülü: Sofra Sırları

Bir diğer Engelsiz Yarışma Ödülü olan En İyi Senaryo, yönetmen ve senaristliğini Ümit Ünal’ın üstlendiği “Sofra Sırları” filminin oldu. Engelsiz Filmler Festivali Yönetmeni Emrah Kalan’ın açıkladığı ödülü, filmin yapımcısı Sinan Yabgu Ünal aldı. Ünal, teşekkür konuşmasında ilk olarak filmleri evrensel hale getiren ve filmlerini kendilerinin ulaşamayacakları kitleye ulaştıran Engelsiz Filmler Festivali’ne ve Festival’e katılan seyircilere teşekkürlerini iletti.

En İyi Yönetmen Ödülü: Tayfun Pirselimoğlu

Yarışmada En İyi Yönetmen Ödülü ise “Yol Kenarı” filmiyle Tayfun Pirselimoğlu’nun oldu. Klappe Auf! Kısa Film Festivali Yönetmeni Andreas Grützner’ın takdim ettiği ödülü, filmin yapımcısı Vildan Erşen aldı. Erşen konuşmasında, Tayfun Pirselimoğlu’nun Engelsiz Filmler Festivali’ne sonuna kadar destek olduğundan bahsederek Festival’in bir lütuf değil bir hak teslimi olduğunun altını çizdi ve Festival ekibine kendi adına teşekkürlerini iletti.

En İyi Film Ödülü: “Kar”

Engelsiz Yarışma Ödülleri’nden En İyi Film ödülünün sahibi ise yönetmenliğini Emre Erdoğdu’nun üstlendiği “Kar“ filminin oldu. Klappe Auf! Kısa Film Festivali Yardımcı Yönetmeni Katrin Mersman’ın takdim ettiği ödülü ise filmin yönetmeni Emre Erdoğdu aldı. Erdoğdu konuşmasında Sorrentino’nun Youth filminden alıntı yaparak “Hislerimiz sahip olduğumuz tek şey.” dedi ve “Sinema; yapan için de, izleyen için de hissiyat işidir” diyerek filmini En İyi Film ödülüne ödüle layık gördükleri için jüriye teşekkürlerini iletti.

Programında yer alan tüm film ve yan etkinlikleri görme ve işitme engelli bireylerin erişimine uygun olarak sunan Engelsiz Filmler Festival’in bu yılki destekçilerine teşekkür edildiği törenin sonunda davetliler, Joost Lieuwma ve Daan Velsink’in yönetmenliğini üstlendiği Panik! adlı kısa filmi sesli betimlemeyle izlediler.

Engelsiz Filmler Festivali, Ankara’daki son gününde (21 Ekim Pazar) Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndesinemaseverlerle buluşamaya devam edecek.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikYAĞMURA RAĞMEN MABEL
Sonraki İçerik“Esaretin Bedeli”Tiyatro Sahnesinde
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan