6.Boğaziçi Film Festivali’nden Bent Hamer’a Onur Ödülü!

0

Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi işbirliği ile 26 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 6. Boğaziçi Film Festivali’nin konuklarından biri de İskandinav sinemasının en önemli temsilcilerinden Bent Hamer olacak. Festivale O’Horten,Mutfak Hikâyeleri” ve Factotumadlı filmleriyle konuk olacak Norveçli yönetmen, sinemaseverlere özel bir master class verecek ve festivalin kapanış gecesinde Onur Ödülü’nü alacak.

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla, TRT’nin kurumsal iş ortaklığı ve Anadolu Ajansı’nın global iletişim ortaklığında düzenlenecek 6. Boğaziçi Film Festivali’nin konuklarından biri de Norveçli sinemacı Bent Hamer olacak. Festivalin kapanış gecesinde Onur Ödülü’nü alacak Hamer’ın, filmografisinin en iyisi olarak gösterilen “Kitchen Stories / Mutfak Hikâyeleri”, Matt Dillon’lı Bukowski uyarlaması Factotum ve Cannes’da yarışan O’Horten adlı filmleri de festival kapsamında sinemaseverlerle buluşacak.

 

İskandinav sinemasının hiciv ustası

Melankolik, içten ve eğlenceli filmleriyle Türkiye’de de çok sayıda takipçisi olan Bent Hamer, özgün yazarlığı, çarpıcı kamera tasarımları, hicivli mizahı, detaylardan yarattığı absürt anlatımıyla İskandinav sinemasının en önemli temsilcilerinden biri sayılıyor. 1956 doğumlu Norveçli yönetmen, hukuk eğitimi aldıktan sonra, Stockholm Film Okulu’nda film teorisi ve literatürü, Stockholm Filmskola’da da sinema yönetmenliği okudu. 1995 yılında çektiği ilk uzunu Yumurtalar”, Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterildi ve Toronto’dan FIPRESCI Ödülü’nü kazandı. 3 yıl sonra yönettiği Water Easy Reach / Güneşli Bir Gün”, Norveç’in Oscar’ları olarak bilinen Amanda Ödülleri’nde En İyi Senaryo seçildi. Adını uluslararası alanda duyuran filmi Mutfak Hikâyeleri” (2003), ilk gösterimini yine Cannes’da yaptı ve Amanda Ödülleri’nde En İyi Film, São Paulo, Kopenhag festivallerinden de En İyi Yönetmen dallarında ödüller aldı. Norveç’in 2004’teki Oscar adayı da olan film, Hamer’a Avrupa Film Ödülleri’nde yönetmenlik dalında adaylık getirdi. Kült yazar Charles Bukowski’nin aynı adlı romanından senaryolaştırdığı ve Matt Dillon, Marisa Tomei, Lili Taylor gibi isimlerle çalıştığı Factotum, Kopenhag Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazandı. Alışkanlıklarına bağlı tren sürücüsü Odd O’Horten’in hikâyesini anlattığı O’Horten(2007) ile Cannes’da bu kez Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yarıştı. 2005 yılında yayımlanmış hikâye kitabı “Bare mjuke pakker under treet”i Home for Christmas / Yeni Yıl” (2010) adıyla beyazperdeye taşıdı. Senaryosunu yazıp yönettiği 1001 Grams / 1001 Gram(2014), Amanda Ödülleri’nde En İyi Senaryo seçildi ve Norveç’in Oscar adayı oldu. Lars Saabye Christensen’in romanından uyarladığı ve yapım süreci halen devam eden “The Middle Man”, Hamer’ın da ilk İngilizce filmi de olacak.

Bent Hamer, Ukraynalı yönetmen Sergei Loznitsa ile birlikte festivalin bu yılki Onur Ödülü’nün bir diğer sahibi olacak ve festivale özel bir master class gerçekleştirecek. Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi tarafından düzenlenen 6. Boğaziçi Film Festivali, bu yıl 26 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek.

 

 

  1. Boğaziçi Film Festivali

26 Ekim–3 Kasım 2018

 

Festivalle ilgili detaylı bilgi için: bogazicifilmfestivali.com

 

bilgi@bogazicifilmfestivali.com

facebook.com/BogaziciFilmFestivali

twitter.com/BogaziciFF

instagram.com/BogaziciFF

PAYLAŞIM
Önceki İçerikBoğaziçi Film Festivali’nden Sergei Loznitsa’ya Onur Ödülü!
Sonraki İçerikEskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni oyunu ‘BERNARDA ALBA’NIN EVİ’ SEYİRCİSİYLE BULUŞTU
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan