Pera Müzesi, yeni sezonu Oyun Bahçesi Nerede? film programı ile karşılıyor. Eğitim ve öğrenim kavramlarına odaklanan ve bireylerin büyüme sancılarını gözler önüne seren program, Pera Müzesi’nin düzenlediği Mektep Meydan Galatasaray sergisi ile İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Okullar Okulu temalı 4. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında sunuluyor. Programda, 1960’ların sonundan günümüze, dünya sinema tarihine damga vuran başlıca kurmaca ve belgesel yapıtlara yer veriliyor.

Pera Müzesi Film Programları

10. Yılını Kutlayan Pera Film, Yeni Sezona Hazır!

“Oyun Bahçesi Nerede?”

14 Eylül – 07 Ekim 2018

Pera Müzesi’nin 2008 yılından bu yana klasiklerden yeni ve bağımsız filmlere, belgeselden deneysel yapımlara kadar geniş bir seçki sunan film programı, 10. yılını kutladığı yeni sezona Oyun Bahçesi Nerede? ile başlıyor. Program, Pera Müzesi’nin Galatasaray Lisesi’nin kuruluşunun 150. yılı kapsamında düzenlediği Mektep Meydan Galatasaray sergisi ile İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Okullar Okulutemalı 4. İstanbul Tasarım Bienali’nden ilham alıyor. Farklı kültürlerde bilgi, beceri, değer, inanç ve alışkanlık edinilmesine yönelik yaklaşımlara ışık tutmayı amaçlayan program kapsamında, 1960’ların sonundan günümüze damgasını vurmuş başlıca kurmaca ve belgesel yapımlar sunuluyor. Dokuz yapımdan oluşan seçki, 1967 yılında James Clavell imzası ile perdeye yansıyan Sevgili Öğretmenim filmi ile başlarken, 2018 yılında Amerikan-İngiliz ortak yapımı olarak hayata geçen ve yönetmenliğini Desiree Akhavan’ın üstlendiği Cameron Post’a Ters Terapi ile son buluyor.

Yönetmen James Clavell’in dram filmi Sevgili Öğretmenim (To Sir, with Love), İngiltere’de bir okulda yaşanan sosyal ve ırksal sorunları mercek altına alıyor. Gösterime girdiği 1967 yılının en çok gişe yapanları arasında yer alan film, duygusal hikayesi ile ön plana çıkıyor. Amerikan belgesel sinemasının önemli yapımcılarından Frederick Wiseman’ın Lise (High School) adlı belgeseli, Amerika’da Philadelphia’da bulunan bir okulu perdeye taşıyarak, öğretmenlerin ve öğrencilerin günlük hayatlarına ışık tutuyor. 1969 tarihli belgesel, siyah beyaz olarak perdeye yansıyor. 1993 yapımı Genç ve Heyecanlı (Dazed and Confused), Amerika’da son sınıf olmaya hazırlanan bir grup ergen ile birinci sınıfa yeni başlayacak olanların bir gününü izleyicileriyle paylaşıyor. Gelmiş geçmiş en iyi gençlik filmleri arasında sayılan film, Richard Linklater imzası taşıyor.

Larry Clark’ın ilk uzun metraj filmi Çocuklar (Kids), 90’larda hayatla baş etmeye çalışan bir grup ergeni konu alıyor. Çağımızın bir aynası olan yapım, günümüz toplumunda bir grup ergenin deneyimlerini, tutumlarını ve belirsizliklerini bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 2008 yapımı Sınıf (The Class), Paris’in zor bir mahallesinde lisede çalışan bir Fransız öğretmenin hayatından bir yılı izleyicilere aktarıyor. Filmin yönetmen koltuğunda Laurent Cantet oturuyor. Cathryn Davis Zommer ve Neeley Dawson imzalı belgesel Büyük Uyanış: Black Mountain College (Fully Awake: Black Mountain College), yirminci yüzyıl Amerikan sanatına yön veren üniversitenin sanat öğretimindeki ilerici ve radikal pedagojik yaklaşımını irdeliyor.

Yönetmenliğini Vicki Abeles’ın yaptığı Ölçüsüz (Beyond Measure) belgeseli, ABD’de yer alan ve sınav odaklı eğitim kültüründen giderek uzaklaşan devlet okullarının vizyonunu ortaya koyuyor, toplumların değişime hazır olduklarına karar verdiklerinde eğitimde nasıl imkanlar ve yenilikler gerçekleştirebileceklerini olumlu örneklerle perdeye yansıtıyor. Paul Wright’ın arşiv çekimlerinden derlenen deneysel filmi Arcadia, İngilizlerin topraklarıyla olan ilişkisinin nasıl değiştiğini ve çevre ile kültür arasında nasıl bir karşılıklı etkileşim yaşandığını gözler önüne seriyor. Emily M. Danforth’ın 2012’de aynı isimle yayınlanan romanından uyarlanan ve yönetmenliğini Desiree Akhavan’ın üstlendiği Cameron Post’a Ters Terapi (Miseducation of Cameron Post), bir kız çocuğunun eşcinselliğinin farkına varışını mercek altına alıyor, bir yandan acı ve kayıpla baş etmeye çalışırken, diğer yandan kendi seçtiği ailesini oluşturmasını, kendi ayakları üzerinde durmayı ve kendi kimliğine güvenmeyi öğrenmesini anlatıyor.

Pera Film’in Oyun Bahçesi Nerede? film programı, 14 Eylül – 07 Ekim tarihleri arasında indirimli müze giriş bileti ile izlenebilir. Biletler Biletix’den temin edilebilir.

#perafilm #OyunBahçesiNerede?#WhereIsThePlayground?

PAYLAŞIM
Önceki İçerikDatça Altın Badem Ödülleri’ sahiplerini buldu
Sonraki İçerik‘’Her resmim benim için taze bir nefes, ses, koku ve dokulu olmalıdır.”
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan