Zafer Algöz:Gerçek Oyunculuk Tiyatrodan Geçer

0

Bir AVM’nin düzenlediği etkinliğin konuğu ünlü tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Zafer Algöz oldu. Zafer Algöz, Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla düzenlenen ve çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte, sinema, dizi tiyatro ve yazarlığı hakkında izleyicilerle çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Algöz, hayranlarına hayat ve sanat deneyimlerini eğlenceli bir şekilde aktarırken, yeni kitabından ve oyuncu kadrosunda yer aldığı Arif V 216 sinema filminden de söz etti.

“Gerçek Oyunculuk Zor İş”

1985 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’ndan mezun olan, 1989 yılından bu yana da Devlet Tiyatroları’nda sanatseverlerle buluşan Zafer Algöz,  AVM’de kendisini izlemeye gelenlerle oyunculuk hakkında da söyleşti. “Oyunculuk zor, gerçek oyunculuk ise çok daha zor” diyen Zafer Algöz şunları söyledi;

“Dizi, sinema, reklam oyunculukları nispeten daha kolaydır. Sinema filmi çekerken, dizi ve reklam filmi çekerken aynı sahneyi defalarca çekebilirsiniz , dublör kullanabilirsiniz.Ama tiyatro çok farklı, tiyatro sahnesinde bunları yapma şansınız yoktur. Sahnede tüm oyunculuğunuzu hatasız bir şekilde yansıtmanız gerekir. Tiyatroyu layıkıyla yapan gerçek oyuncudur.’’

‘Haşırt Dı Bilekbord’un İsim Babası Cem

Bugüne kadar yayınlanmış 2 kitabı olduğunu ancak kendisini bir yazar olarak değil bir oyuncu olarak tanımlamadığını da aktaran Zafer Algöz, son çıkan kitabının isim babasının Cem Yılmaz olduğunu da söyledi. Kitaba isim verme aşamasında birkaç isim alternatifiyle Cem Yılmaz’ın fikrini almak istediğini kaydeden Algöz ” Elveda gibi bir isim düşünmüştüm. Cem karşı çıktı ‘ne o işi bırakıyor musun’ dedi. Sonrasında ise al sana kitabın ismi diyerek ‘Haşırt Dı Bilekbord’ ismini verdi. Önsözünü de kendisi yazdı. İyi de oldu” şeklinde konuştu.

Ajda Pekkan “Farah Adeta Ben Oldu” dedi

Seyirci rekorları kıran “Arif V 216” filminde “Besim” karakterini canlandıran Zafer Algöz, Cem Yılmaz’ın alıştığı ekiple çalışmayı çok sevdiğini ve bundan vazgeçmediğini belirterek ”2 saatte seyrettiğiniz Arif V 2016 filminin arkasında 1 seneyi aşan yoğun bir emek var. Her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğü bir projeydi bu. Hatta Ajda Pekkan, filmde kendini oynayan Farah Zeynep Abdullah ile çok yakından ilgilendi. Konuşması, kostümleri, jest ve mimiklerine kadar Farah Zeynep Abdullah’a adeta oyuncu koçluğu yaptı. Ajda Pekkan, film bitip gösterime girdikten sonra da “Farah beni benden daha iyi oynadı, adeta ben olmuş dedi” diye konuştu.

Zeki Müren’i özleyen akrabaları Çağlar’ın Evine Gidebilirler

sohbette, “Arif V 216” filminde Zeki Müren’i oynayan Çağlar Çorumlu’nun da mükemmel bir performans sergilediğini dile getiren Zafer Algöz “Çağlar o kadar Zeki Müren oldu ki, birebir canlandırdı diyebilirim. Büyük ustanın varsa akrabaları Çağlar’ın evine gidip Zeki Müren’i yaşayabilirler.” dedi.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikMEHMET ERDEM, YENİ ALBÜMÜ “NEDEN BÖYLEYİZ”
Sonraki İçerikLA CASA DE PAPEL GERİ DÖNÜYOR!
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan