Kadıköy Belediyesi, tiyatro ve edebiyat dünyasının büyük ustası Haldun Taner’in 103. Yaş gününde Haldun Taner Müze Evi’nin açılışını yaptı.

Kadıköy Belediyesi sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini yaşatıyor. Uzun yıllar boyunca Kadıköy’de yaşamış, eserlerini Kadıköy’de üreten Haldun Taner’in edebi ve insani kişiliğinin belleklerde diri kalmasını sağlayacak “Haldun Taner Müze Evi” açıldı.

Kadıköy Belediyesi’ne ait Fenerbahçe Mahallesi’nde bulunan ikinci derece tarihi eser olan bina restorasyonu yapılarak Müze Evi haline getirildi. Usta yazarın 103. yaş günü olan 16 Mart’ta açılışı yapılan Haldun Taner Müze Evi büyük yazarın eşi Demet Taner, yakın dostları Metin Akpınar, Gülriz Sururi, Can Gürzap, Mustafa Pilevneli, Salih Kalyoncu, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ve Kadıköylülerin katılımıyla açıldı.

Kadıköy Belediyesi Gençlik Sanat Merkezi’nin dans gösterisi ile başlayan açılış CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği mesajın okunmasıyla devam etti. Kılıçdaroğlu mesajında“Haldun Taner Türk edebiyatı ve tiyatrosu için yeri doldurulamayacak bir isimdir. Kabareyi ülkemize getirmiş ve Türk tiyatrosuna kattığı yeniliklerle bir dönemin öncüsü olmuştur. Haldun Taner’i 103. Doğum gününde bir kez daha rahmetle anıyorum. Müze Evi’nin Kadıköy halkına hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Haldun Taner’in eşi Demet Taner, Haldun Taner’in doğum gününde böyle bir projenin hayata geçirilmesinden mutluluk duyduğunu belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Aykurt Bey göreve geldikten sonra yaptığı icraatlar içinde ilk iş olarak bu engelleri ortadan kaldırarak burayı Haldun Taner Müzesi olarak hayata geçirdi. Yıllardır arzu ettiğim bir şey gerçekleşti. Bu projenin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür eder, Haldun Taner Müze Evi’nin Haldun Taner’in anısına olduğu kadar kültür hayatımıza da katkı sağlamasını dilerim.”

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu Haldun Taner Müze Evi açılışında şunları söyledi: “Haldun Taner’in Türk tiyatrosuna kattığı büyük emeği, yazarlığı ve eleştirmenliğinin getirdiği bütün bu birikimi geleceğe aktarmak bizim görevimiz. Haldun Taner Müze Evi’yle bunu yapıyoruz. Burada bir şeyi gördük ki hep beraber bir araya gelip bir şeyler yapmaya çalıştığımız zaman çok küçük şeylerden çok büyük şeyler çıkıyor. Bu aslında sadece bütün Kadıköy için değil, sadece İstanbul için değil Türkiye için de çok küçük şeylerden hep birlikte büyük aydınlık bir ortam yaratabiliriz, yaratacağız da. Kadıköy’deki kültür sanat mekanlarımızdan bir tanesini daha açmaktan çok mutluyum. Özellikle Demet hanıma çok teşekkür ediyorum. Çok ciddi bir mücadele verdi çok uğraştı.”

HALDUN TANER MÜZE EVİ

Haldun Taner Müze Evi, Fenerbahçe Mahallesinde yer alıyor. 117 yıllık tarihi binada başta Haldun Taner’in kişisel eşyaları ve eserlerinden örnekler sergileniyor. Haldun Taner’in kitapları, daktilosu, meşhur şapkası, atkısı gibi eşyaların sergilendiği binada aynı zamanda edebiyat ve tiyatro sanatına dair etkinlikler de gerçekleştirilecek. Müze Evi’nde özellikle genç yazarlar için hikâye ve oyun yazarlığı kursları da düzenlenecek.

Haldun Taner Müze Evi’nin bir başka projesi de Haldun Taner Müze Evi Genç Yazarlar Arşiv/Kitaplığı. Müze Evi bünyesinde yeni ve yerli tiyatro oyunlarından oluşturulacak kitaplık kurulacak.

PAYLAŞIM
Önceki İçerikYasemin Mori yeni albümü “Estrella”nın ilk konseriyle dinleyiciyle buluştu!
Sonraki İçerikNOTRE DAME DE PARİS:Edebiyat Klâsiğinden Muhteşem Bir Müzikale
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan