Özgür Bakar: Seyirci Şişirilmiş Filmlere Yüz Vermiyor

0

Geçtiğimiz gün basın gösterimi yapılan Alem-i Cin filmi, sağlam senaryosu ve güçlü oyunculuklarla başarılı bir yapım.. Küçük yaşta babasının annesi tarafından öldürülüşüne tanık olan bir kızın yetişkinlikte zaman zaman gördüğü kabustan kurtulma mücadelesi anlatılıyor.

Senaryosu Alper Kıvılcım ve Özgür Bakar tarafında yazılan film; aslında halüsinasyon gören bir kızın dindarlığın ve bastırılmış cinselliğinin etkisiyle içine ‘cin kaçması’ üzerine örgüleniyor. Kızın gittikçe artan nöbetleri etrafındakilerini korkutmaya başlar. Sorunlar gittikçe karmaşıklaşır. Genç kızın Annesi her ne kadar doktor tedavisini istese de kız kabul etmez. Cinci bir adama başvurur. İkisinin tek ortak hedefi vardır; Cin-i çıkarıp Alem-i Cin’e göndermek.

Bizde Ayçin Tuyun, Süleyman Kabaali, Zeynep Turpçu, Yüksel İvgen, Kadriye Çetinkaya, Cihangir Köse, Yeşim Gündoğdu ve Hatice Yıldız gibi isimlerin rol aldığı Alem-i Cin filminin yönetmeni Özgür Bakar’a sorularımızı yönelttik.

Türkiye’deki  Korku Filmi’nin geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?

Toplamda 3-4 senedir sık bir üretim var. Bu kadar yeni bir alan için çok hızlı yol alındı. Türe çok hakim 3-4 yönetmen süreci hem burada hem de yurtdışında sırtlıyor diyebiliriz. Komedi de olduğu gibi korkuda da artık seyirci aralardan çıkmaya çalışan şişirilmiş filmlere yüz vermiyor. Bu da hep daha iyilerini yapmak adına bize gaz oluyor. Bu yüzden hep iyiye giden bir süreç var.

Bu Alem-i Cin filmini yapmaktaki amacınız nedir?

Ülke sinemasını ayağa kaldıracak olan en hızlı çözüm tür sinemasının güçlenmesi ve artmasıdır. Biz komedi ve dram dışında bir alan yaratıp orayı güçlendirmeye devam ediyoruz. Yavaş yavaş bu müzikal, bilim kurgu, farklı dönem filmleri gibi türlere cesaret edilmesini sağlayacaktır.

özellikle diğer korku filmlerinde alışkın olduğumuz öğelerin hepsini kullanmışsınız… özel bir nedeni var mı? Yoksa seyirciyi orada yakalamazsam burada yakalarım düşüncesi mi? Yani bir seyirci kaygısı mı vardı? 

 

Seyirci kaygısı olmadan film yapmak samimi değil zaten. Seyirci için film yapıyoruz. Ben kendi adıma en azından öyle. O yüzden yapmak istediğimiz şeyle seyircinin beklentisi arasında bi ortalama tutturmayı hedefliyorum. Özellikle seyircinin çok yoğun olduğu bir dönemde ilk kez bir filmim vizyona giriyor. O yüzden en çok sevdiği temaların üzerine gidip daha fazla kişiye ulaşmasını hedefledim.

bu filmi diğer korku filmlerinden ayıran özellikler nelerdir sizce?

Altmetin olarak biraz tehlikeli sularda gezdiğini düşünüyorum. Hepimizin bildiği misafirperver sevecen güleryüzlü anadolu muhafazakarlarının bilinmeyen arka odalarında dolaşıyoruz. Aslında her gün gün ortası programlarında görmek isteyen gözlere çok marjinal olaylar anlatılıyor bu profilde yaşayan insanlar için. Biz filmini yapıp dehşeti çıplaklığı ile gösterdik. Biraz fantazi kattık sadece. İşin cin ve büyü kısmı dışında insani olan şiddet ve ilişki modelleri gerçek hayatta her gün haberlerde karşımızda.

Yabancı filmlerde ruh çağırma ve ruh çıkarma olayına karşılık bizde cin çıkarma olayına farklı bir yorum getirdiğinizi düşünüyor musunuz?

Evet dünyanın her yerinde birbirine benzer inanışlarda yaşayan insanlar mevcut. Dinlerinin de çok ortak özelliği olduğu için ortak ritüeller de doğmuş.

Başka projeleriniz var mı? Buna benzer gelecekte planladığınız?

Bir süre komedi yapacağım. Hem çok özledim he de zihnen biraz rahatlamak için.

Bu film oyuncuları nasıl etkiledi?

Ön hazırlıkta çok etkileniyorlar. Bir süre sonra eski filmlerdeki tecrübe paylaşımlarımız sonucu rahatlıyorlar. Sette o anlamda bir zorlukları kalmıyor ünkü herkesin konsantresi film çekme zanaati üzerinde yoğunlaşıyor. Çok teknik bir mesele haline geliyor. O yüzden sette herhangi bir sorun yalamıyoruz psikolojik anlamda.

Röportaj:Sabit Doğan

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.