Malatya Uluslararası Kısa Filmleri TV+’ta!

0

7. Malatya Uluslararası Film Festivali ve TV+ iş birliği ile Türkiye’de ilk kez bir film festivalinin ulusal kısa metraj yarışmasındaki filmler, festival bitmesine rağmen internet üzerinden sinemaseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Kısa filme dikkat çekmek ve yapımcıları desteklemek amacıyla yapılan iş birliği sayesinde Malatya Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmler 15 Aralık’a kadar Turkcell’in evden, cepten ve tablet bilgisayarlardan izlenebilen televizyon platformu TV+ üzerinden izlenebiliyor.

Ulusal Kısa Metraj Jüri Özel Ödülü kazanan Salih Toprak’ın yönettiği “Vadi” filmi de TV+’ta!

TV+’ta gösterime giren 7. Malatya Uluslararası Film Festivali Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması’nda şu filmler yer alıyor:

Almodovar Teorisi / Halit Eke

Pasaportuna el konulduğu için çalışmak zorunda kalan Suriyeli mülteci Sahra, sokaklarda akordeon çalarak hayatını kazanan Transilvanyalı çingene Mirona tarafından kurtarılır. Mirona kendine benzeyen Sahra’ya kendi geleceği pahasına sahip olduğu Romanya pasaportunu verir. Sahra, Mirona’nın pasaportunu alarak Transilvanya’ ya kaçar.

Av Dönüşü / Recep Çavdar

Av Dönüşü, bir köpek ve sahibi arasında geçenlere odaklanıyor. İsmail avdan köyüne dönerken, saf bir adam olan köyün çobanı Mehmet’e rastlar. Mehmet, İsmail’i oturduğu ağacın dibine davet eder. Sıcaktan ve yorgunluktan bunalmış olan İsmail daveti kabul eder.

Kurban / Muzaffer Mehmet Çağlar

Ailesinin zoruyla evlendirilen küçük bir kız, soğuk bir kış gecesinde evden kaçar ve ormana sığınır. Silahla intihar etmek istese de başaramaz ve ertesi sabah korucular tarafından bulunup köydeki sağlık ocağına götürülür. Aynı gece hamile eşiyle sağlık ocağında bulunan İsmail’in bebeği ise prematüre doğar. Bebeğin hastaneye götürülmesi gerekmektedir. Doktor, bebeğin ölme riski olduğunun farkındadır ancak İsmail’e söylemez. İsmail, bebeğini alıp şehre gider. Sağlık ocağının kapısında nöbet tutan asker telefonla konuştuğu esnada kaçak gelinin ağabeyi silahla çıkagelir.

Kuyu / Rıdvan Yavuz

Kuyu; Doksanlı Yıllarda, bir köyden başka bir köye okumaya giden, Yakup ve ona eşlik eden kardeşi Bedo’nun hikâyesini anlatmaktadır. Yakup’un defteri bitmek üzeredir.

Penaber / Ramazan Kılıç

Suriye’deki iç savaşta eşini kaybettikten sonra küçük kızıyla İstanbul’a göç etmek zorunda kalan bir kadın, elindeki oyuncak “Viewmaster” fotoğraf makinesi ile geçmişteki hatıralarına tutunmaya çalışır.

Sirayet / Nuri Cihan Özdoğan

Dokuma fabrikasında çalıştırılan bir grup görme engelli işçi, pamuktan taş ayıklamaları için ayda bir kere farklı bir fabrikaya götürülmektedirler. Patronun yeğeni olan Sadık, dâhil olmak istediği dünyanın gerçek yüzüyle henüz karşılaşmamıştır. Patronunun verdiği her görevi yıllardır hakkı ile yerine getiren Basri’nin sıradaki görevi, içinde bulundukları dünyanın gerçeklerini Sadık’a öğretmektir. Sadık’ın keşfedeceği en büyük gerçek ise görmezliğin kendisine de sirayet etmiş olduğu gerçeğidir. Bruegel’in “De Parabel der Blinden” eserinde resmettiği gibi Sadık, “Körlerin kör kılavuzu” olacaktır.

Uzaktaki Yakınlar / Durmuş Soykut

Eşleri savaşta ölmüş ve çocuklarından başka yakınları olmayan kadınların, orman içerisinde terk edilmiş bir binayı sahiplenerek, oradaki yaşam mücadelesi anlatılmaktadır. Kendilerine yardım yapan erkekler tarafından tacize uğramamak için güzelliklerini saklamaya çalışan kadınlar, bunda pek başarılı olamazlar. İlk kurbanlarını verirler. Bunun üzerine içlerinden birisinin tacizi önlemek için bulduğu çözüm, herkesin kanını donduracak cinstendir.

Vadi / Can Erkan

Savaşların kılıçlarla yapıldığı bir dönemde, hayali bir coğrafyada, hayali iki ordu yeni yerler fethetmek için yola çıkar. Ordular aşılması imkânsız bir vadinin iki ucunda karşılaşırlar. Komutanlar için engeller aşılmalı; savaş başlamalıdır.

http://www.malatyafilmfest.org.tr

facebook/malatyafilmfestivali
twitter.com/malatyafilmfest
instagram/malatyafilmfest

PAYLAŞIM
Önceki İçerik‘Kamera Elinde Geleceğin Cebinde’ Kısa Film Yarışması ödülleri
Sonraki İçerikArtısahne: Mecidiyeköy’de Yeni bir Tiyatro ve Gösteri Sahnesi Açıldı
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan