İSTANBULLU ALMANLAR SAHNEDE

0

HOMELAND İSTANBUL – BİR ALMAN MEMLEKETİ

İstanbul’da yaşayan Almanların hikâyeleri ‘Homeland İstanbul – Bir Alman Memleketi’ adıyla oyunlaştırıldı ve Bakırköy Şehir Tiyatroları Yunus Emre Kültür Merkezi’nde seyirci karşısına çıkıyor. Yolları 2015 yılında İstanbul’da kesişen Münihli tiyatro yazarı ve yönetmeni Emre Akal, Berlin Ballhaus Naunynstrasse Tiyatrosu’nun kurucularından ve eski sanat yönetmeni Tunçay Kulaoğlu, İstanbul Danshane ve Arada Kültür Sanat kurumu kurucularından koreograf Serkan Bozkurt, çok iyi tanıdıkları Alman kültürünün İstanbul’daki halet-i ruhiyesinin nasıl olur da bugüne kadar sahneye taşınmadığını şaşırarak, bu işe giriştiler. İlk soruları şunlardı: Kimisi yıllardır, kimisi de birkaç aydır İstanbul’da yaşayan Almanların kesin sayısını bilen yok. Ne yapar, ne eder bu insanlar? Ne yer, ne içerler? Neyin hayalini kurarlar? Dertleri, özlemleri, korkuları, hayal kırıklıkları nedir? Neden memleketlerini terketmişlerdir? Sıla özlemi çeken gurbetçi Almanların İstanbul’daki yedek memleketleri nasıl bir dünyadır?

Gündelik hayatta karşılaştıkları, tanıştıkları, konuştukları, söyleşiler yaptıkları Almanların hayat hikâyelerinden yola çıkarak bu sorulara yanıt arayan sanatçı üçlüsü, eğlence delisi Erasmus öğrencileri, kraldan çok kralcı kesilen şark uzmanları, gaddar şirket menejerleri, Almanya’nın taşralarından kopup İstanbul’da kaçak yaşayan aylaklar, İstiklal Marşı ile büyüyen çocuklarının üzerine titreyen ana babalardan oluşan farklı insanların hikâyesini sahneye taşıdılar. Aralarına başka hikâyeleri de katarak. Böylece ‘Homeland İstanbul – Bir Alman Memleketi’ ortaya çıktı.
Arasız 90 dakikalık Almanca oyun Türkçe üst yazıyla sahnelenecek. 24 – 25 – 26 Mayıs saat 20:30’da
Yazan ve Yöneten: Emre Akal; Oynayanlar: Lodi Doumit, Berivan Kaya, Su Olgaç, Hasan Taşgın, Elif Veyisoğlu; Koreografi: Serkan Bozkurt; Sahne ve Kostüm Tasarımı: Özlem Arıkan Serbez, Aytekin Gedik; Dramaturg: Tunçay Kulaoğlu; Yönetmen ve Yapım Yardımcısı: Elif Meşe; Sanat Yönetmeni ve Yapımcı: Tunçay Kulaoğlu

Sabit Doğan

PAYLAŞIM
Önceki İçerik‘GENÇ Bİ ŞENLİK’ BU HAFTA SONU
Sonraki İçerikYAVUZ PAK-PINAR ÇEKİRGE/ VAHŞİ BATI’DA HEM YEM HEM ÖKSE OLMAK
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan