HALİDE EDİP’İN KAYIP TİYATRO OYUNU

0

“MASKE VE RUH “ SEYİRCİYLE BULUŞTURULUYOR

Tiyatrokare, 25. yılını farklı atölyeler ve çalışmalarla kutlayacak.Bunlardan ilki, Nedim Saban’ın sadeleştirerek , 20. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 7 Mayıs’ta seyirciyle buluşturacağı “MASKE VE RUH” adlı oyunu olacak.

Daha çok romanları ve makaleleriyle hatırlanan ve 2014’de UNESCO tarafından “YILIN İNSANI” seçilen , ancak ülkesinde hak ettiği değeri göremeyen Halide Edip Adıvar’ın gerçek bir tiyatro sevdalısı olduğu, Türkiye’nin ilk kadın profesörü olarak tiyatroya çok önemli Shakespeare çevirileri kazandırmaktan öte, bir libretto ve bir oyun da yazdığı pek bilinmiyor. Yüksek lisans tezinde “HALİDE EDİP TİYATROSU” ve “MASKE VE RUH” oyununu derin biçimde inceleyen Nedim Saban, bugüne kadar hiç sahnelenmemiş olan oyunun içerik açısından oynanmaya değer olduğunu, çağdaş tiyatro biçemleri de kullanılarak, biçimsel açıdan da oynanabilmesinin mümkün olduğunu kanıtlayarak, oyunun tekrar hayat bulmasına çaba gösteriyor.

7 Mayıs Cumartresi günü 15.00’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde bir okuma tiyatrosu etkinliği olarak sahnelenecek olan oyunda, ustalardan oluşan çok büyük bir kadro yer alıyor. Shakespeare ile Nasrettin Hoca’nın ahiretteki bir hayali buluşmasını konu edinen oyunda SEZAİ ALTEKİN “Nasreddin Hoca”, LEVEND ÖKDEM “Shakespeare” rolünü oynuyor, CELİLE TOYON da “HALİDE EDİP” karakterine hayat veriyor. NEDİM SABAN’ın rejisini, ÇİĞDEM ERKEN’in müziklerini, HATİP KARABUDAK’ın ışık tasarımını gerçekleştirdiği oyunda ayrıca AYŞE KÖKÇÜ, ERASLAN SAĞLAM, MAHPERİ MERTOĞLU, TİRAJE BAŞARAN, METİN ZAKOĞLU, UMUT DEMİRDELEN, HALİM ERCAN, CEM GÜLER, DİCLE ALKAN, MERAL ASİLTÜRK, MURAT USTA, UMUT AVCI, KORAY KURT, MURAT TURHAN, ÖMER ACAR, ECE MÜDERRİSOĞLU, BURAK İLEMLER rol alıyor.


1937 yılında yazılan ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngilizce olarak yazar tarafından tekrar kaleme alan “MASKE VE RUH”, ülkesinin Kurtuluş Savaşı’nda fedakarca savaşan, cephede onbaşı, gazeteci ve hemşire olarak görev yapan Halide’nin, savaşların dehşeti konusunda kaleme aldığı pasifist bir oyun. Oyunda tek tipleşen bir dünyada insan ruhunun yitirilişi, çok kültürlülüğün, bireyselliğin ve özgür düşüncenin kayboluşuna değinilerek, bir ütopya kuruluyor. Diktatörlük, tek lider sultası ve tek tip düşüncenin özelde Anadolu kültürü, genelde dünya üzerindeki etkileri anlatılıyor. Gerek içeriği, gerek karmaşık yapısı nedeniyle Türkiye’de hiç sahnelenme girişiminde bulunulmayan oyun, Elia Kazan /Frances Kazan’ın girişimiyle 1997’de New York’da kısa bir prova dönemi yaşamış, ancak seyirciyle buluşamamıştı.

90 dakika sürecek olan etkinliğin ardından, aynı gün 17.30’da Prof. Ayşın Candan, moderatörlüğünde “HALİDE EDİP TİYATROSU” paneli düzenlenecek. Panele Halide Edip’in biyografisini yazan İPEK ÇALIŞLAR, Halide edip Tiyatrosu üzerine çalışan DR.ESRA DİCLE VE NEDİM SABAN da katılıyor.

20.İstanbul Tiyatro Festivali çerçevesinde ücretsiz olarak sahnelenecek olan etkinlik için rezervasyon@iksv.org adresinden rezervasyon yaptırılması gerekiyor. Geniş bilgi için www.tiyatro.iksv.org

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikFİKRİ MÜLKİYET HAKKI İÇİN SANATÇILARDAN KAMPANYA
Sonraki İçerikSADRİ ALIŞIK’TAN DOSTLARINA VEFA
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan