ANKARALILAR TİYATROLARINI GERİ İSTİYOR

0

Ankaralı sanatçı ve sanatseverler, Şinasi ve Akün Sahnelerinin bulunduğu binanın Emek İnşaat tarafından satışının iptali için 7 Aralık Pazar günü bir eylem düzenledi. Ankara’daki sanat derneklerinin kurduğu Şinasi ve Akün Sahneleri Yıkılamaz Platformu tarafından düzenlenen etkinlikte, 7 Aralık’ta saat 11:00 ile 16:00 arasında Kuğulu Park’ta sanatçılar, şarkılarla, türkülerle, şiirlerle, oyunlardan parçalarla seyirciyle bütünleşerek, “Şinasi ve Akün Sahneleri Yıkılamaz” diyerek haykırdı.

Platform, sanatseverlere şöyle bir çağrıda bulundu:

“Ne acı ki, kültür ve sanat mekânları son dönemde yalnızca yıkımla ve kapatılmayla anılıyor. Akün ve Şinasi Sahneleri her yıl 300’ü aşan oyunla, ortalama 2 milyon  seyirciye ulaşıyor. Teknik donanımları dünya standartlarında olan bu sahneler birçok ulusal festivale ev sahipliği yapıyor. Üstelik Devlet Tiyatroları’nın Ankara’nın merkezi olan Çankaya’da başka sahnesi de yok!

10579811_10152519435544607_2035178293_nAnkara’nın göbeğinde yer alan bu sahneler şimdi perdelerinin kapatmak zorunda! Peki neden? Geçtiğimiz günlerde mülk sahibi Emek İnşaat binayı sattı. Emek İnşaat, Atatürk Orman Çiftliği, THY, Türk Kızılayı, SGK gibi kurumların iştiraki olan bir kamu ortaklığı. Emek İnşaat bazı kişiler veya şirketler kârlarına kâr katsın diye değil, devlet tarafından halk yararına yatırımların artırılması amacıyla kurulmuş bir işletme. Şimdi halkın vergileriyle kurulmuş bu işletme halkın malını satıyor. Sahibi halk olan bu binaları satacağını söyleyen Emek İnşaat bu yapıları kendisi kurmadı. Bizlerin vergileriyle kurulan bu kültür ve sanat varlıkları halkın yararı için var.

                    Bir kent sanat yapıtları ve binalarla kültürünü oluşturur, geliştirir, yeşertir. Ankara için, Şinasi ve Akün Sahnesi hem sosyolojik hem de tarihsel değeri olan sanat binalardır. Geçmişte halkın girişimleriyle var edilen, kuşaktan kuşağa geçerek bugünlere ulaşan kültür- sanat mirasımızdır. Dünyanın neresinde olursa olsun kent kültürü denilince akla hemen tiyatrolar gelir. Ülkemizde de kent kültürü, tarihi ve kamu üçgeninde özel bir tartışma yürütülürse şüphesiz değerlendirilecek yerlerin başında tiyatro binaları olacaktır. Bu binalar kâr elde edilebilecek yapılar değil, Ankaralıların anılarında önemli yeri olan, birer sanat mekânıdır.

Tarihe “tiyatro binalarını yıkanlar olarak geçmemek için”, bizlere omuz verin, sesimize ses katın.”

10834081_10152519435234607_114234046_n 10841671_10152519435509607_1708198402_n 10846816_10152519435574607_113725630_n

Sabit Doğan

www.dirensanat.com

PAYLAŞIM
Önceki İçerikNESIN VAKFI 2015'I AZiZ NESIN YILI ILAN ETTI
Sonraki İçerik ‘ ZÜBÜK’   ​ANKARA TURNESİNDE..
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan