12. ULUSLARARASI BODRUM BALE FESTİVALİ

0

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından 
DenizBank’ın katkılarıyla düzenlenen 
12. Uluslararası Bodrum Bale Festivali devam ediyor.

 

Sanatseverlerin karşısına yine zengin bir program ve büyüleyici performanslar ile çıkan 12.Uluslararası Bodrum Bale Festivali19 Temmuz – 6 Ağustos 2014 tarihleri arasında, Türkiye’den ve dünyadan seçkin bale yapıtlarını, zerafetin dili olan bale ile Bodrum Kalesi’nin tarihi atmosferinde izleyicilerin beğenisine sunacak.

 

Ülkemizde opera ve bale sanatlarını toplumun tüm kesimlerinin yararına sunmak ilkesiyle faaliyetlerini sürdüren Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen ve DenizBank’ın ana sponsorluğunda Bodrum Belediyesi’nin desteği ile seyirciyle buluşturulan 12.Uluslararası Bodrum Bale Festivali, Türkiye’nin ilk bale festivali olarak, ülkemizin kültür sanat yaşantısında ayrıcalıklı bir noktada bulunuyor.

 

12. Uluslararası Bodrum Bale Festivali; tarih, kültür ve doğanın aynı potada eridiği turizm kenti Bodrum’da, dünyanın sayılı sualtı arkeoloji müzelerinden birine de ev sahipliği yapan tarihi Bodrum Kalesi’nde seyirciyle buluşuyor. Festival kapsamında Türkiye’den ve dünyadan bale sanatına ismini yazdırmış yıldız topluluklar izleyicilere gerçek bir sanat şöleni yaşatacak.

 

Bu yıl sanatseverlere 6 bale prodüksiyonunun 9 seçkintemsili ile unutulmaz anlar yaşatacak Uluslararası Bodrum Bale Festivali’nin dünyaca ünlü yabancı konukları; İspanya’dan ünlü Flamenko ustaları Carlos Saura Flamenko Hoy Gösteri Topluluğu ile Moskova Akademik Klasik Bale Tiyatrosu olacak.

bodrum program

 

Festival’in kalbi Bodrum Kalesi’nde, sanatseverlerin yüreği bale pabuçlarında atacak
Festivalin açılışı 19 Temmuz 2014 Cumartesi gecesi, Türk edebiyatında çığır açan büyük yazar Reşat Nuri Güntekin’in ölümsüz eseri Çalıkuşu ile olacak. Usta koreograf Merih Çimenciler’in aynı adla baleye uyarladığı“Çalıkuşu” balesi, ulusal çalgılarımızla icra edilen Türk Sanat Müziği eşliğinde Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneleniyor. Eser 20 Temmuz 2014 Pazar gecesi de sanatseverler ile buluşacak.

Festivalin İspanya’dan gelen konukları, ünlü İspanyol sinema yönetmeni, senarist, aktör ve yapımcı Carlos Saura’nın adını taşıyan Carlos Saura Flamenko Hoy Gösteri Topluluğu, 23 Temmuz 2014 Çarşamba gecesi seyircinin karşısına çıkacak. Carlos Saura’nın dansla yaşamı ustalıkla harmanladığı “Flamenko Üçlemesi” adını taşıyan çalışmasından kendisinin ilk canlı yönetmenliğini yaptığı dans performansı olan Flamenco Hoy, dâhi koreograflar Rafael Estevez ve Nani Paños’un güç ve enerji dolu parlak bir çalışması. Eserde, her biri kendi alanında tanınmış isimler ile sıra dışı dansçılar bir araya gelerek, festival izleyicisini bambaşka bir dünyaya taşıyacak.

 

İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneye konulan “Afife” 26 Temmuz 2014 Cumartesi gecesi sahne alacak. Eser; 1919 yılında Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde, bütün olumsuzluklara karşın sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını olan Afife Jale’nin hayatı üzerine kurulu olan bir modern bale prodüksiyonu. Günümüze kadar yüzlerce belki binlerce kadını etkilemiş, Türkiye’nin ‘sahne’ tarihinde bir mihenk taşı olmuş Afife Hanım’ın öyküsü, Bodrum Bale Festivali sahnesinde olacak.

 

29-30 Temmuz 2014, Salı ve Çarşamba günleri iki temsille sanatseverler, ülkemizde konusunu peygamberler döneminden alan İslâm tarihi içerikli ilk bale olan “Kerbela” balesini izleme olanağı bulacaklar. İslâm tarihi için olduğu kadar, dünya dinler tarihi bakımından da önemli, yaşanmış bir trajedi olan Kerbela hadisesi, birebir aktarılan bir belgesel değil, aksine sanatsal bir kurgu tadında Mehmet Balkan tarafından sahneye konuluyor. Bestesi Can Atilla’ya ait eser, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek.

 

2 Ağustos 2014 Pazar gecesi ise Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek Tango’s adlı program festival izleyicisi ile buluşacak. Üç bölümden oluşan programda 5Tango’s, Bolero ve Entre Dos Aguas adlı koreografiler izlenebilecek.  5Tango’s adlı bölümün koreografı Hans van Manen tangonun, tıpkı vals gibi yenilikçi şekilde yorumlanabileceğini, klişe kavramlardan kurtarılabileceğini, Astor Piazzolla’nın bastırılamaz beş tınısından ilham alarak bizlere gösteriyor.  Koreograf Uğur Seyrek tarafından sahneye koyulan ikinci eser olan Bolero, hayata dair her şeyin olduğu dünyanın bir yansıması. Koreografide; varoluş, kararlılık, gurur, ilgi, aşk, rekabet, çatışma, uyum, meydan okuma, kırgınlık ve ısrar gibi insana dair tüm olgular sahneye taşınıyor. Son performans, “iki suyun arasında” anlamına gelen ve iki nehrin birleşerek girdap oluşturduğu yerin, dansçıların salınma, dönme ve kaldırma hareketleriyle yansıtıldığı Entre Dos Aguas.Koreograf Robert North, orijinal Flamenko dansından çıkarılan duruşlarla ve adımlarla kendi hareket stilini oluşturduğu koreografisinde, Simon Rogers ve Paco de Lucia’nın müziklerini birleştirmiş, eserin dekor ve kostüm tasarımlarını da kendisi yapmıştır.

 

Festivalin kapanışındaki son iki temsilin sahibi Moskova Akademik Klasik Bale Tiyatrosu olacak.Natalia Kasatkina ve Vladimir Vasilyov’un kurucusu olduğu, Rusya’nın 3 önemli bale topluluğundan biri olan yabancı konuk topluluk, Alexandre Dumas’nın ölümsüz romanı Kamelyalı Kadın’ı büyük Rus ekolüyle bale sahnesine aktaracak. Bale-melodram olarak sahneye konulacak eser, Ağustos 2014 Salı ve 6 Ağustos 2014Çarşamba geceleri izleyici ile buluşacak. “Yıldızlar Topluluğu” olarak tanınan Moskova Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, geleneksel ve modern öğeleri kaynaştıran kendine özgü bale stili ile 1984 senesinde Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, geleneksel ve modern öğeleri kaynaştıran kendine özgü bale stili ile 1984 senesinde Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu unvanına da layık görüldü.

www.dirensanat.com

ww

 

PAYLAŞIM
Önceki İçerikKENTSEL İSYAN PROJESİ
Sonraki İçerikAL PACİNO YENİ FİLMİNİN FRAGMANI
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan