Yeni bir tiyatro mevsimine adım adım yaklaşıyoruz. Kimi tiyatrolar turnedeyken kimileri de eylül ayından başlayarak perde açma hazırlığında. Bu yıl da yeni oyunların yanısıra geçen yılın beğenilen, önemli, birçok tiyatrosever izleyemediği için sahnelenmeye devam edecek oyunlar var. Bu yazıdan başlayarak önümüzdeki tiyatro mevsiminde izlenmesi gereken oyunlardan söz etmeye çalışacağım. Benim en ilgimi çeken oyunlardan biri İstilâ’ydı.

Ya Sen Abulkasem Olsaydın? -İSTİLÂ-

              

Yaşar İlksavaş
Twitter @Yasarilksavas

Sami Berat Marçalı’yı yazar ve yönetmen olarak “Yalnızlar Kulübü”yle tanıdıktan sonra bugüne dek hemen tüm çalışmalarını izleme olanağım oldu. Marçalı benim ilgiyle izlediğim, yeni çalışmalarını hep merakla beklediğim tiyatroculardan. Kurucusu olduğu B Planı’nında hem çevirmenliğini, hem yönetmenliğini yaptığı İstilâ da bu konuda yanılmamış olduğumu bir kez daha kanıtlıyor.

İstilâ, Tunuslu bir babayla İsveçli bir anneden Stockholm’da dünyaya gelmiş genç bir roman yazarının, Jonas Hassen Khemiri’nin ilk piyesi.

Sahnede ağır tempolu bir tragedya oynamaktadır. Oyunu izleyen iki genç sıkıntıdan patlayacak duruma gelir, sahneyi basar, oyunu engeller. Kendilerini tam olarak ifade edemeyen, kızlarla flört etme peşinde koşan aklı havada bir grup genç. İzledikleri oyundan bir tek “Abulkasem” sözcüğü kalır akıllarında. Kulağa hoş gelen gizemli, herkesin istediği anlamı verdiği bir sözcük olup çıkar “Abulkasem”. Giderek yanlış anlamalara, suçlamalara yol açar. Sıfat olur, fiil olur, ünlem olur…, sonra isimleşir. Sanatçı olur, gazeteci olur, dansçı olur, örgüt üyesi olur. Kimsenin görmediği, kim olduğunu bilmediği, hakkinde kitaplar yazılan bir teröriste dönüşür. Abulkasem çok biçimlilikten tek biçimliliğe dönüşmüş, terörist olup çıkmıştır. Abulkasem uzmanları yetişir. Televizyonlarda, hiç de yabancısı olmadığımız, açık oturumlar düzenlenir. Kimse onun kim olduğunu bilmez, var olup olmadığı bile meçhuldür…

Jonas Hassen Khemiri’nin çok sağlam bir sosyolojik temele oturtmuş olduğu metnini Sami Berat Marçalı çok başarılı bir türkçeyle dilimize kazandırmış. Günümüz gençlerinin sınırlı bir türkçeyle, deforme edilmiş sözcüklerle iletişim kurmalarını, bu dil sorununu da yakalıyorsunuz bu çeviride. Marçalı, çevirisinin başarısını da aşan yaratıcı bir reji gerçekleştirmiş. Birbiriyle bağlantılı skeçlerle ilerleyen oyundaki güldürüyü, yer yer vodvile varan sahnelerle, abartıya asla kaçmadan vurgulamış. Ve gülerken birden boğazınızın düğümlendiğini hissediyorsunuz. Özellikle son sahnede “yabancı”nın arapça söyledikleri ve tercümanın adamın söylediklerini değil de ırkçı söylemler dile getirdiğini fark ettiğinizde…

Jesse Gagliardi’nin iç içe geçen üç sandıktan oluşturduğu dekor tasarımı son derece yaratıcı bir tasarım. Bir yandan göçebeliği çağrıştırırken hızlı sahne değişimlerine de olanak sağlıyor, yönetmenin işini oldukça kolaylaştırıyor.

İstilâ hem dans eden, hem rollerini kusursuz yorumlayan, bir anda bir kimlikten diğerine geçmeyi başaran çok yetenekli genç bir oyuncu kadrosu tarafından yorumlanıyor. Barış Gönenen, Hakan Kurtaş, Efe Tuncel ve Seda Türkmen arasında tam bir oyun birlikteliği sağlanmış. Hepsi rollerini bıçak sırtı bir dengede yorumluyor.

Kısaca söylemek gerekirse, İstilâ, sahne gerçeğiyle yaşam gerçeğinin birebir kesiştiği bir oyun. Komedinin zirvesinde tablolarla kimlik, ırkçılık, öteki olma sorununu gündeme getiren, eğlendirici olduğu kadar rahatsız ve tedirgin edici bir yapıt. Salondan çıkarken birçok soru üşüşüyor kafamıza; özellikle de “Ya biz Abulkasem olsaydık?” “Ya ben Abulkasem olsaydım?”… diye düşünüyor insan.

İstilâ tiyatroseverlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir oyun. Metniyle, rejisiyle, dekor tasarımı ve oyunculuklarıyla geçtiğimiz tiyatro mevsiminde olduğu gibi önümüzdeki tiyatro mevsiminin de önemli oyunları arasında yerini alacak..

www.dirensanat.com

Bu yazıda bulabilecekleriniz

sami berat marçalı kimdir? sami berat marçalı biyogrofisi,sami berat marçalı hayatı, sami berat marçalı oyunları, istila oyunu nedir? istila hangi salonlarda, istila’nın konusu, istilanın oyuncuları, istila hangi tiyatro salonlarında, istila tiyatro oyunu nerede oynuyor,istila tiyatro oyununda kimler oynuyor, istila tiyatro oyunun metni, istila tiyatro oyunun eleştirileri,oyun atölyesi,atölyeler,tiyatro atölyesi,sinema atölsesi, tiyatro eleştirileri, oyunculuk kursları,değerlendirmeler, yönetmenler, senaryolar,

PAYLAŞIM
Önceki İçerik7. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Jürisi Belli Oldu
Sonraki İçerikPARAMORE: Eğlenceli Bir Hüzün
YAZAR VE ÇEVİRMEN 1949 yılında İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi, Galatasaray İktisadî ve Ticarî Bilimler Akademisi'ni bitirdi. İşletme İktisadı Enstitüsü'nde master yaptı. Kom Tekstil ve Konfeksiyon Fabrikaları A.Ş.'de 29 yıl idarî ve malî işler müdürlüğü ve genel müdür muavinliği yaparak üst düzey görevlerde çalıştı ve aynı fabrikadan emekli oldu. Yaşamının uzunca bir döneminde İhsaniye Altsokak'ta, ailesiyle oturdu. Üniversite yıllarında tiyatro ve kitap eleştirileriyle denemeler yazmaya başladı. Sonra yalnızca tiyatro eleştirileri yazmayı sürdürdü. Yine üniversite yıllarında başladığı çevirmenliği de hiç bırakmadı ve 2000 yılında emekli olduktan sonra çeviriye ağırlık verdi. Yeni Gazete, Hürriyet, Dünya, Hürgün, Yeni Ortam, Gazette 13, Son Saat gazetelerinde tiyatro ve kitap eleştirileri, Cumhuriyet gazetesinde derleme ve derleme çevirileri yayınlandı. Hürriyet Gösteri, Tempo, Papirüs, Yeni Dergi, Yeni Ufuklar, Oluşum, Yeni İş Dünyası, Çağdaş Sanat, Aylık, Best, Downtown dergilerinde 1970'den bu yana tiyatro eleştirileri ve diğer yazıları yayınlandı. De Yayınevi, Can Yayınları, Gelişim Yayınları, Bilgi Kitabevi, Kelebek yayınları, Altın Kitaplar, Doğan Kitap, Everest ve Oğlak yayınlarında elliye yakın çevirisi çıktı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here